idrisokur @ gmail.com

Esasen bunu sadece Ramazan’a özgü bir kavrammış gibi ele almak pek doğru değil lakin, şu günlerde daha bir anlamlı…

Krizin tavan yaptığı şu zamanlarda durumu iyi olanların komşularına muhakkak göz gezdirmesi gerekiyor. İhtiyaçlar konusunda çevremizdekileri düşünmezsek manevi atmosferin en yoğun olduğu Ramazan ayının ne manası olur.

İşte o yüzden ‘Komşulara Dikkat’ başlığı kullandım.

Bazı iş yerleri kapandı yada ara vermek zorunda kaldı. Bu insanların evlerine ekmek götürme zorunluluğu var ve bunu yapamıyor olabilirler.

İşte her düşünce ve fikri bir kenara bırakarak çevremizdeki, apartmanımızdaki, komşularımız arasındaki sorun ve eksikleri bilmek ve yardımcı olmak biz iman edenlerin asli vazifesi diye düşünüyorum.

ÜZGÜNÜM…

Kahramanmaraş’ta iki hikaye dinledim ve bunları anlatan insanların yalan söyleyeceğini sanmıyorum. Birincisi bir Cuma namazı sonrası imam ve mahalle muhtarı cemaatin önüne dikilir ve “Ey cemaat aramızda bir haftadır evinde yiyecek olmayan, elektriği kesik olan kardeşimiz var. Buna yardım edin” denilir.

Duyduğum da gerçekliği kadar kendi adıma ‘Hiçliğimi’ hissettim. Çevresinden kimse yardım etmemiş son olarak derdini muhtara anlatmış bir insan, bir haftadır doğru-düzgün evde yiyecek olmadığı gibi elektriği de kapalı…

Empati yapın, aynı durum bizim başımıza gelse neler hissederiz. Allah işte o insanın komşularından hesap soracak. O yüzden ‘Komşulara dikkat’ !!

Bir başka dramatik olayı ise bizzat işittim. Dostlarla sohbet ederken bir tüccar geldi. Biraz kelam ettikten sonra iş ekonomiye ve ‘ekmeğe’ geldi.

Uzaktan akrabaları olan engelli karı-kocanın yaşadığı sorunları anlatırken biraz duygulandı. Sandalye üzerinde hayatlarını idame etmeye çalışan bu insanların da elektrikleri kesilmiş, kiralarını ödeyemedikleri için ev sahipleri çıkmalarını istemiş ve yiyecekte kalmamıştı.

Bunları anlatırken bir ara söze girip “Yahu sen yardım etseydin ya” dediğim zaman bu olaydan haberi olmadığını ifade ediyordu.

O engelli vatandaşlarda soluğu bu akrabalarının yanında almış sebebi ise ev sahibi “Çıkın artık” demiş. O ev sahibinin insan olduğu kanaatinde değilim lakin komşuluk kurumu gerçekten ölmüş olabilir mi?

Bu ülkede gerçekten kuru ekmeğe muhtaç insanlar varsa ki var, büyük utanç duymamız, rabbimize dua dua yalvararak af dilememiz gerekir.

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”

En azından etrafımızdaki insanlara başı dara düştüğünde bize gelebileceği izlenimini vermemiz gerekiyor.

Müslüman güvenilir insandır. Her din ve görüşten insan Müslüman’a güven duymalıdır. O (s.a.v) öyle yapmıştı. Çeyrek asırlık kısa bir zaman dilimi içerisinde yarı yer onun sesini duymuştu. Beşerin beşte biri “lebbeyk ya Resulullah” diyerek karşısında dize gelmişti.

Bunu nasıl başardı? İnsanları severek, güven vererek, komşularını gözeterek, işte öyle bir insandı.

Alemlerin Rabbi Olan Allah bizleri affetsin, hakkıyla kul olamadık.

En azından yakın çevremizdeki insanların dertlerine derman olabilir, varsa ihtiyaçları elimizden geldiğinde karşılayabiliriz.