Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Dünya Gazetesi’nin Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. 

Yıldırım’ın daha önce de gündem olan buğday ithalatı ile ilgili sorduğu “Bu yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre 700 bin ton fazla buğday ithal etmişiz. İthalat devam ediyor” soruya yanıt veren Pakdemirli, 2019 yılında buğdayda 574 milyon dolar dış ticaret fazlası verildiğini söyledi. 

Bekir Pakdemirli, “Bir yayında ‘buğday ithalatında rekor kırdık’ diye haber vardı. Kardeşim bir de ihracatı versene. Aynı şey samanda da var. Kardeşim bir kilo saman geliyor ama bin kilo ihracatım var. Yani onları yazsana. Maalesef bu konular çok speküle ediliyor. Bizim hâlâ ne yazık ki algıda öne geçemediğimiz konular” dedi. 

2020’nin ilk altı ayında 1,2 milyar dolar ithalat, 1,4 milyar dolar ihracat ve 200 milyon dolar dış ticaret fazlası olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanı, Fabrikaları boş mu bırakalım? Ya da Sanayi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile konuşalım diyelim ki, Türkiye'de ithalat yasaklansın… Yani bu konu bizim amir hükmünde olduğumuz bir konu değil ama bu fabrikaların da çalışması lazım diye düşünüyorum bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak” diye konuştu. 

“Hollanda’da ‘buğday ithalatı yapılıyor’ deseniz adama gülerler” 

Hollanda’nın 17 milyar dolar gayri safi milli hasılasıyla 100 milyar dolarlık ticaret yaptığını söyleyen Bekir Pakdemirli, “Malları ithal ediyor işliyor veya işlemeden tekrar satıyor. Ama Hollanda'da kimse, ne muhalefet partisi ne de muhalif medya çıkıp bunlar 83 milyar dolar ithalat yapıyor demiyor. Olayı speküle etmiyorlar. Böyle bir şeyi konuşsanız da adama gülerler. Ama Türkiye'nin ortamında maalesef bunlar konu olabiliyor” ifadelerini kullandı. 

Şubat ayında medyada geniş yer alan haberlerde son 18 yılda 52 milyon 250 bin ton buğday ithalatına 14 milyar 100 milyon dolar ödenmesiyle Cumhuriyet tarihinin rekoruna ulaşıldığı belirtiliyordu. 

Türk Şeker neden hububat almaya başladı?

Buğdayın piyasa fiyatlarının Bakanlık’ın açıkladığı fiyatlar üzerinde olduğunu belirten Ali Ekber Yıldırım, Pakdemirli’ye “Fiyatı düşük açıkladığınızı düşünüyor musunuz? Tarım Mahsülleri Ofisi’nin (TMO) buğday alamadığı söyleniyor. Ne kadar buğday aldınız? Bu sene Türk Şeker de hububat alımı yapıyor, neden bu işe girdi?” sorusunu yöneltti. 

“Hep sözleşmeli üretim diyoruz” diyen Pekdemirli ise bu soruya şu yanıtı verdi: 
 

Türk Şeker'in sözleşmeli üretimde şekerpancarında yürüyen iyi bir sistemi var. Pancarın münavebesi hububatta da oluyor. Münavebe kısmında da Türk Şeker biz bu işe gireceğiz deyince, “aman” dedim, “üreticinin lehine olan her şeyde biz olumlu bakarız”.

Üreticinin bir kısmına finansman desteği sağlayınca biz alkışladık. Zaman zaman rekabet olabiliyor. Zaman zaman da fiyatlar yükselebiliyor. Ama ana eksenine Türk Şeker'i koymak doğru olmaz. 

Burada piyasada ciddi bir talep var. O beklentiyi satın alan vatandaşlarımız da ellerinde elektronik ürün senetleriyle bu işe yatırım yapıyor. Ama şunu söyleyeyim dünya fiyatları, şu anda Türkiye'de oluşan fiyatların çok altında. Bu hasat dönemi boyunca bizi rahatsız eder mi, etmez. Üreticinin lehine, sesimizi çıkarmıyoruz. Ama hasat bittikten sonra -ki bitmeye yakınız-gerekli şeyi yaparız.


Bekir Pakdemirli, “Hasat bittiğinde gerekli şey dediğiniz, ithalat mı?” sorusuna ise “Elimde dünyanın malı var. İthalattan önce onları satarız” yanıtını verdi.