Sosyal medyada bu ifadeler farklı yorumlandı. Bazı yorumcular ise bu açıklamanın Erdoğan’a ‘Göz kırpmak’ olarak yorumluyor.

Yavuz Ağıralioğlu “Ayrıca yaptığı onca hataya rağmen namlu kendisine doğrultulmuş biri olarak Erdoğan’ı FETÖ ile mücadelede olmazsa olmaz olarak görüyorum. Ama Erdoğan’a da adalet duygusu lazımdır. FETÖ’cülerle mücadele edecekseniz asla onlara benzemeyeceksiniz.”dedi.

İşte İYİ Parti sözcüsünün verdiği demeç…

Peki, iktidar olursanız FETÖ ile mücadelede Erdoğan ile birlikte hareket eder misiniz?

Devlette devamlılık esastır. Türkiye’de şu an mücadele edilmesi gereken şey FETÖ’cülüktür. Adam kayırma, algı oluşturma, makamlara kendi adamlarını yerleştirme gibi kötü ahlak örnekleri sergilemektir FETÖ’cülük. Devlet bu konunun üzerine gideceğiz diyorsa, onların yaptığı hiçbir şeyi yapmaması gerekiyor. Biz bunu dile getirdik. İktidara “FETÖ’cülerle FETÖ’cü gibi mücadele ediyorsunuz’ dedik. FETÖ’cülerin yaptığı gibi rakiplerinize iftira atıp kara çalıyorsunuz. FETÖ’cülerin istediği tam olarak bu. FETÖ’cüler bu hukuksuzluk içinde kuvvetlenir. Biz iktidar olursak bu konuda nasıl bir hassasiyet gösterilmesi gerektiğini göstereceğiz. 

- Devlet Bahçeli’nin FETÖ’den tutuklu Mümtazer Türköne’in yeniden yargılanması için yaptığı çıkışı nasıl değerlendirmek gerekir? 

Devlet Bey zaman zaman böyle çıkışlar yapar. Hikmetinden sual olunmaz. Ama Türkiye’de hukuk şahsileştirilemez. Cımbızla çekilerek bu istisna olsun denilemez. “Buna ben kefilim” demek hukukun işi değildir. Hukuk buna nezaret eden davranışlarda bulunursa başkaları da bundan faydalanmak için siyasilerin peşinden gidecektir. 

‘İLK DENEYİMLERİ OLACAK’

- Yeni partilere karşı tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz?  

İYİ Parti olarak biz bu zorluğu aştık. Organizasyonlarımızda, seçim dönemlerinde yaşadığımız iftiralar dahil epeyce eziyet çektik. Siyasetin tabiatında bu gibi şeyler var. Erdoğan, AKP’nin içinde en çok oy aldığı iki kurmayını şimdi rakibi olarak kendi karşısında görecek. Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu tek başlarına bunu ilk kez deneyim edinecekler. 2002’de Milli Görüş’ten ayrılırken Erdoğan’ın dile getirdiği şikâyetleri ve talepleri şimdi Babacan ve Davutoğlu söylüyor. AKP’nin siyasi iddiasını kaybettiğine dair en büyük alamet kendilerini devlet zannetme hastalığına tutulmalarıdır. O yüzden her itiraz edeni hain ilan ediyorlar.